CEVAPSIZ SORULAR
NECDET ÖZEL ESKİ GENELKURMAY BAŞKANI
İLGİLİ HABERLER
Üçok: Necdet Özel külliyen yalan söylüyor
Necdet Özel darbe gecesini anlattı
Gülen'in darbedeki parmak izleri
İstihbarat Hulûsi Akar
Adil Öksüz Necdet Özel
BİR 'ÖZEL' DÖNEM Eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in komutanlığı sırasında albaylıktan generalliğe terfi eden 95 kişiden 54'ünün bugün Gülen örgütü ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle tutuklu olması, Özel dönemini farklı kılıyor. Darbeden 1 yıl 2 ay önce dönemin Milli Savunma Bakanı, “TSK içinde 1000’in üzerinde kişi için ihbar var” dedi. Necdet Özel’in komutanlığı döneminde, 2014 Haziran ayında çıkan “Karargâh’ta 40 Paralel Paşa” haberine ilişkin Genelkurmay’ın açıklaması, “TSK içinde hiyerarşi ve disiplin dışı oluşumların teşkilâtlanabildiği imajının yaratılmak istendiği üzüntü ile izlenmektedir” oldu.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulûsi Akar’a görevi devreden Eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, 4 Ağustos 2011 - 18 Ağustos 2015 tarihleri arasında komutanlık yaptı. Özel’in Genelkurmay Başkanlığı döneminde, yani 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarında dört kez Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) toplantısı yapıldı. Özel döneminin ikinci yarısı, hükümetin FETÖ/PDY olarak adlandırdığı Fethullah Gülen Grubu ile mücadele ettiği döneme denk geldi. Özel döneminde Türk Silahlı Kuvvetleri içinde Gülen Grubu ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle herhangi bir personel hakkında işlem yapılıp, TSK’dan uzaklaştırıldığına dair bir bilgi kamuoyu ile paylaşılmadı. Oysa, darbe girişiminden 1 yıl 2 ay önce dönemin Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, “TSK içinde 1000’in üzerinde kişiyle ilgili olarak ihbar gelmiştir. Bu ihbarlarla ilgili, hem idari hem de Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından soruşturmalar başlatılmıştır” demişti. Necdet Özel döneminde yapılan dört Yüksek Askeri Şûra toplantısı sonuçları incelendiğinde, terfi edip 15 Temmuz darbe girişimine karıştıkları iddiasıyla tutuklanan general ve amiral sayılarının fazlalığı dikkat çekici. İşte, yıl yıl terfi eden general ve amiral sayısı ile darbeye karıştıkları gerekçesiyle tutuklananların sayısı:
Necdet Özel döneminde, özellikle kurmay albaylıktan tuğgeneralliğe yükselen subaylar arasında darbe girişimine katıldığı iddiasıyla tutuklanan subay sayısının fazlalığı dikkat çekici. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel Hürriyet Gazetesi’nden Fikret Bila’ya, 12 ve 13 Ağustos tarihlerinde iki gün yayınlanan bir mülâkat verdi. Mülâkatta Özel, kendi döneminde gerçekleşen terfilere ilişkin işleyen süreci şöyle anlattı: ‘…Terfiler şu ölçüye göre yapılır: Görev ihtiyacı, yeterlilik (sicil) ve komutanların tercihlerine göre oluşan liste sıralaması. Anketler geldikten sonra orgeneral ve oramirallere tekrar gönderilir. Onlardan gelen sonuçlar Genelkurmay’a ulaşınca, bu kez ayrı ayrı kuvvet komutanlarına kendi kuvvetlerindeki liste gönderilir, tekrar görüşleri alınır. Bütün bu aşamalardan sonra terfi listesi YAŞ’tan önce oluşur. Bu kez ben bu listeleri alıp Başbakan’a giderim. Başbakan da listeye bakar, gerek görürse değişiklikler yapar. Ondan sonra da onay verir. Ben onay verilmiş listeyle YAŞ toplantısına giderim. Yani kararlar anlattığım prosedür sonunda ortak alınan kararlardır. Darbe girişimine katılan FETÖ’cü oldukları anlaşılanların terfileri de bu prosedürle yapılmıştır. Haklarında bir ihbar veya iddia olmamış. Olsa mutlaka incelenirdi. Dosyaları da temiz, parlak siciller, ayrıca istihbarat raporları da temiz gelmişse, artık sizin yapacağınız bir şey yok demektir. Demek ki kendilerini çok iyi gizlemişler. Çünkü araştırma yapılırken etraftan da bilgi toplanır, ailelerine dahi bakılır, istihbarat toplanır. Terfi edenlerin dosyaları ve istihbarat raporları temizdir ve haklarında bir ihbar yapılmamıştır ki terfi edebilmişler. Terfi etmesine rağmen sonradan böyle bir durum tespit edilirse yine ilişiği kesilir.’’ “Temiz” istihbarat raporları kime ait? Özel’in yukarıdaki sözlerindeki dikkat çekici ifade, “Terfi edenlerin dosyaları ve istihbarat raporları temizdir” sözü. Darbe girişimine karıştıkları gerekçesiyle tutuklanan amiral ve generaller hakkında kimler temiz istihbarat raporu verdi? Bu isimler MİT’e mi soruldu? Yoksa, Genelkurmay istihbaratı mı bu isimler hakkında “temiz” raporu verdi? Milli Savunma Bakanı Yılmaz: TSK’dan 1000’in üzerinde kişi ihbarı geldi Necdet Özel döneminde TSK içindeki Fethullah Gülen örgütlenmesine ilişkin kamuoyuna yansıyan dikkat çekici açıklama, darbe girişiminden 1 yıl 2 önce dönemin Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’dan geldi. Yılmaz, 13 Mayıs 2015 günü Anadolu Ajansı’nın editör Masası’nda yaptığı açıklamada şöyle demişti: "Silahlı Kuvvetler’de şu ana kadar 1000’in üzerindeki kişi ile ilgili olaraktan ihbar gelmiştir. Bu ihbarlarla ilgili hem idari, hem de Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından soruşturmalar başlatılmıştır. Neticelendiğinde elbette gereği yapılacaktır." 2015 yılında MİT, TSK’ya 1200 kişilik liste verdi mi? Bakan Yılmaz’ın bu açıklamasından altı gün sonra Cumhuriyet Gazetesi’nde Sertaç Eş imzalı haberde, Bakan Yılmaz’ın açıklamasının ayrıntılarına ulaşıldığı belirtilerek şu bilgiler verildi: ‘’Milli Savunma Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre Genelkurmay’a, MİT, 'Paralel' olarak nitelenen ve aralarında iki generalin bulunduğu 1200 kişilik bir liste gönderdi. Cumhuriyet’in edindiği bilgilere göre Genelkurmay Askeri Savcılığı’nca hakkında soruşturma yürütülen personel sayısı bu kadar olmasa da 1200 kişilik bir liste uzun süreden beri gündemde. MİT’in gönderdiği bu liste nedeniyle Genelkurmay Karargâhı’nda tepkiler de oluşmuş durumda. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel’in listede yer alan rütbelilerden bazıları hakkında kanıt olmaması nedeniyle rahatsızlığını her ortamda hükümete hissettirdiği öğrenildi. Ancak bu rahatsızlık şu ana kadar AKP iktidarında ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan nezdinde henüz bir karşılık bulmuş değil.’’ Cumhuriyet Gazetesi’nin Milli Savunma Bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı haber bir kenara bırakılsa bile, Milli Savunma Bakanı’nın darbeden bir yıl iki ay önce TSK içindeki Gülen taraftarları ile ilgili olarak 1000’in üzerinde ihbar geldiğini söylemesi ve bu konuda Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından soruşturmalar başlatıldığını telâffuz etmesi Necdet Özel’e, "Bu soruşturmalar ne oldu?" sorusunu sormayı gerektiriyor. Darbe girişiminden iki yıl önce “Karargâh’ta 40 Paralel Paşa” haberi Necdet Özel, Fikret Bila’ya verdiği mülâkatta, terfi eden subaylar için ‘’Haklarında bir ihbar veya iddia olmamış. Olsa mutlaka incelenirdi’’ ifadesini kullanıyor. Oysa, darbe girişiminden yaklaşık iki yıl önce 27 Haziran 2014 günkü Akşam Gazetesi, ‘’Karargâh’ta 40 Paralel Paşa’’ manşeti ile çıkmıştı. Haberin spotu ise, ‘’Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki paralel yapıyı araştıran özel ekipten şok tespitler... 40 general ve amiral derin örgütle bağlantılı. Bir kuvvet komutanı paralel yapıyla çok yönlü ilişkiler içinde’’ şeklindeydi. Haberin ayrıntısı da şöyle devam ediyordu: “Bizzat Başbakan Erdoğan’ın talimatıyla oluşturulan özel ekip, derin örgütü deşifre etmek için 3 aydır çalışıyor. Şu ana kadar 40 general ve amiralin ‘paralelci’ olduğu belirlendi. Derin örgüte hizmet eden paşaların, 20’si ‘tuğgeneral’ ve 5’i bölge komutanı. 7’si ‘tuğamiral’, diğerleri ‘tümgeneral’ ve ‘tümamiral’ düzeyinde. Özel ekibin ulaştığı en sarsıcı gerçek, çok önemli bir kuvvet komutanının paralel yapıyla çok yönlü işbirliği içinde olduğu. Belirlenen isimlerin görev yaptığı yerlere bakıldığında; komutanlıkların adli müşavirlikleri, kurmay başkanlıkları, istihbarat, personel gibi kritik birimlerinin başkanlıkları, paralel yapının ele geçirdiği yerler.”
Haber, Ankara’da tam bir deprem etkisi yarattı. Haberin yayınlandığı gün önce Cumhurbaşkanlığı (Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’dü), ardından Genelkurmay Başkanlığı, bir gün sonra da Başbakanlık habere ilişkin açıklama yaptı. Cumhurbaşkanlığı açıklaması şöyleydi: "TSK'nın komuta kademesi ve üst rütbeli subaylarıyla ilgili yapılan yayını, Sayın Cumhurbaşkanımız büyük bir sorumsuzluk örneği olarak görmüş ve bundan derin üzüntü duymuştur. Sayın Cumhurbaşkanımız, bölgemizde olağanüstü gelişmelerin yaşandığı bir dönemde, milli menfaatlerimizin teminatı olan TSK ile ilgili yayınlarda her zamankinden daha fazla titizlik gösterilmesi gerektiğini hatırlatmıştır." Genelkurmay Başkanlığı’nın açıklaması daha sertti: "Son günlerde bazı basın ve yayın organlarında yayımlanan yazılarda ve programlarda; TSK'ya mensup bazı personelin gündemde olan bir yapılanma ile ilişkili olduğu iddia edilerek TSK'yı hedef alan haber ve yorumlara yer verilmektedir. Anılan haber ve yorumlarla, TSK içinde hiyerarşi ve disiplin dışı oluşumların teşkilâtlanabildiği imajının yaratılmak istendiği üzüntü ile izlenmektedir. Kamuoyu nezdinde TSK'nın kurumsal kimliği ile mensupları hakkında olumsuz algı yaratma çabasını içeren iddia ve yorumların, hiçbir hukuki, insani ve vicdani dayanağı bulunmamaktadır. İleri sürülen iddiaları araştırmak ve gerekli idari/adli işlemleri yapabilmek için bugüne kadar resmi istihbarat makamlarından somut hukuki hiçbir bilgi ve belge TSK'ya ulaşmamıştır." Bir gün sonraki Başbakanlık açıklaması ise şöyleydi: “Demokratik bir hukuk devleti olan ülkemizde, TSK da dâhil olmak üzere resmi kurumlara yönelik her türlü gizli yapılanma girişimleri karşısında neler yapılacağı yasalarla belirlenmiş durumdadır. Devlet kurumlarının bu tür girişimlere karşı hukuk sınırları çerçevesinde gerekli hassasiyeti göstermekte olduğunun dikkate alınması, herhangi bir kuruma ilişkin yanlış algıya yol açılmaması hususunda medya organlarının da daha titiz davranmalarında yarar görülmektedir." “Karargah’ta 40 Paralel Paşa” manşetinin atıldığı tarihte Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni olan Mehmet Ocaktan Al Jazeera’ye, o dönem Genelkurmay Başkanlığı’nın tepki gösterdiği, yalanladığı haberlerin doğruluğunun 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ortaya çıktığını söyledi. Ocaktan, haberin dayanak noktasının, 'devletin bir biriminin' yaptığı liste olduğunu belirtti. Akşam Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni, listede Fethullah Gülen bağlantılı üst düzey komutanların isimlerinin de olduğunu, ancak bu isimleri yayınlamadıklarını söyledi. Mehmet Ocaktan, listedeki isimlerin darbe girişimi sonrasında tutuklanan isimlerle uyuştuğunu da belirtti. Akşam Gazetesi’nin 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe girişiminden yaklaşık iki yıl önce yayınladığı haber, Necdet Özel’in Fikret Bila’ya darbe sonrasında söylediği, “Haklarında bir ihbar veya iddia olmamış. Olsa mutlaka incelenirdi” sözlerini açıklamaya muhtaç hale getiriyor. Al Jazeera Türk, bu soruları eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’e iki gün önce, haberin 14 Ekim Cuma günü yayınlanacağı bilgisiyle yazılı olarak iletti ancak kendisinden herhangi bir cevap gelmedi.
CEVAPSIZ SORULAR
BİR 'ÖZEL' DÖNEM Eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in komutanlığı sırasında albaylıktan generalliğe terfi eden 95 kişiden 54'ünün bugün Gülen örgütü ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle tutuklu olması, Özel dönemini farklı kılıyor. Darbeden 1 yıl 2 ay önce dönemin Milli Savunma Bakanı, “TSK içinde 1000’in üzerinde kişi için ihbar var” dedi. Necdet Özel’in komutanlığı döneminde, 2014 Haziran ayında çıkan “Karargâh’ta 40 Paralel Paşa” haberine ilişkin Genelkurmay’ın açıklaması, “TSK içinde hiyerarşi ve disiplin dışı oluşumların teşkilâtlanabildiği imajının yaratılmak istendiği üzüntü ile izlenmektedir” oldu.
NECDET ÖZEL ESKİ GENELKURMAY BAŞKANI
İstihbarat
Hulûsi Akar
Necdet Özel
Adil Öksüz
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulûsi Akar’a görevi devreden Eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, 4 Ağustos 2011 - 18 Ağustos 2015 tarihleri arasında komutanlık yaptı. Özel’in Genelkurmay Başkanlığı döneminde, yani 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarında dört kez Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) toplantısı yapıldı. Özel döneminin ikinci yarısı, hükümetin FETÖ/PDY olarak adlandırdığı Fethullah Gülen Grubu ile mücadele ettiği döneme denk geldi. Özel döneminde Türk Silahlı Kuvvetleri içinde Gülen Grubu ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle herhangi bir personel hakkında işlem yapılıp, TSK’dan uzaklaştırıldığına dair bir bilgi kamuoyu ile paylaşılmadı. Oysa, darbe girişiminden 1 yıl 2 ay önce dönemin Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, “TSK içinde 1000’in üzerinde kişiyle ilgili olarak ihbar gelmiştir. Bu ihbarlarla ilgili, hem idari hem de Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından soruşturmalar başlatılmıştır” demişti. Necdet Özel döneminde yapılan dört Yüksek Askeri Şûra toplantısı sonuçları incelendiğinde, terfi edip 15 Temmuz darbe girişimine karıştıkları iddiasıyla tutuklanan general ve amiral sayılarının fazlalığı dikkat çekici. İşte, yıl yıl terfi eden general ve amiral sayısı ile darbeye karıştıkları gerekçesiyle tutuklananların sayısı:
Necdet Özel döneminde, özellikle kurmay albaylıktan tuğgeneralliğe yükselen subaylar arasında darbe girişimine katıldığı iddiasıyla tutuklanan subay sayısının fazlalığı dikkat çekici. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel Hürriyet Gazetesi’nden Fikret Bila’ya, 12 ve 13 Ağustos tarihlerinde iki gün yayınlanan bir mülâkat verdi. Mülâkatta Özel, kendi döneminde gerçekleşen terfilere ilişkin işleyen süreci şöyle anlattı: ‘…Terfiler şu ölçüye göre yapılır: Görev ihtiyacı, yeterlilik (sicil) ve komutanların tercihlerine göre oluşan liste sıralaması. Anketler geldikten sonra orgeneral ve oramirallere tekrar gönderilir. Onlardan gelen sonuçlar Genelkurmay’a ulaşınca, bu kez ayrı ayrı kuvvet komutanlarına kendi kuvvetlerindeki liste gönderilir, tekrar görüşleri alınır. Bütün bu aşamalardan sonra terfi listesi YAŞ’tan önce oluşur. Bu kez ben bu listeleri alıp Başbakan’a giderim. Başbakan da listeye bakar, gerek görürse değişiklikler yapar. Ondan sonra da onay verir. Ben onay verilmiş listeyle YAŞ toplantısına giderim. Yani kararlar anlattığım prosedür sonunda ortak alınan kararlardır. Darbe girişimine katılan FETÖ’cü oldukları anlaşılanların terfileri de bu prosedürle yapılmıştır. Haklarında bir ihbar veya iddia olmamış. Olsa mutlaka incelenirdi. Dosyaları da temiz, parlak siciller, ayrıca istihbarat raporları da temiz gelmişse, artık sizin yapacağınız bir şey yok demektir. Demek ki kendilerini çok iyi gizlemişler. Çünkü araştırma yapılırken etraftan da bilgi toplanır, ailelerine dahi bakılır, istihbarat toplanır. Terfi edenlerin dosyaları ve istihbarat raporları temizdir ve haklarında bir ihbar yapılmamıştır ki terfi edebilmişler. Terfi etmesine rağmen sonradan böyle bir durum tespit edilirse yine ilişiği kesilir.’’ “Temiz” istihbarat raporları kime ait? Özel’in yukarıdaki sözlerindeki dikkat çekici ifade, “Terfi edenlerin dosyaları ve istihbarat raporları temizdir” sözü. Darbe girişimine karıştıkları gerekçesiyle tutuklanan amiral ve generaller hakkında kimler temiz istihbarat raporu verdi? Bu isimler MİT’e mi soruldu? Yoksa, Genelkurmay istihbaratı mı bu isimler hakkında “temiz” raporu verdi? Milli Savunma Bakanı Yılmaz: TSK’dan 1000’in üzerinde kişi ihbarı geldi Necdet Özel döneminde TSK içindeki Fethullah Gülen örgütlenmesine ilişkin kamuoyuna yansıyan dikkat çekici açıklama, darbe girişiminden 1 yıl 2 önce dönemin Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’dan geldi. Yılmaz, 13 Mayıs 2015 günü Anadolu Ajansı’nın editör Masası’nda yaptığı açıklamada şöyle demişti: "Silahlı Kuvvetler’de şu ana kadar 1000’in üzerindeki kişi ile ilgili olaraktan ihbar gelmiştir. Bu ihbarlarla ilgili hem idari, hem de Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından soruşturmalar başlatılmıştır. Neticelendiğinde elbette gereği yapılacaktır." 2015 yılında MİT, TSK’ya 1200 kişilik liste verdi mi? Bakan Yılmaz’ın bu açıklamasından altı gün sonra Cumhuriyet Gazetesi’nde Sertaç Eş imzalı haberde, Bakan Yılmaz’ın açıklamasının ayrıntılarına ulaşıldığı belirtilerek şu bilgiler verildi: ‘’Milli Savunma Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre Genelkurmay’a, MİT, 'Paralel' olarak nitelenen ve aralarında iki generalin bulunduğu 1200 kişilik bir liste gönderdi. Cumhuriyet’in edindiği bilgilere göre Genelkurmay Askeri Savcılığı’nca hakkında soruşturma yürütülen personel sayısı bu kadar olmasa da 1200 kişilik bir liste uzun süreden beri gündemde. MİT’in gönderdiği bu liste nedeniyle Genelkurmay Karargâhı’nda tepkiler de oluşmuş durumda. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel’in listede yer alan rütbelilerden bazıları hakkında kanıt olmaması nedeniyle rahatsızlığını her ortamda hükümete hissettirdiği öğrenildi. Ancak bu rahatsızlık şu ana kadar AKP iktidarında ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan nezdinde henüz bir karşılık bulmuş değil.’’ Cumhuriyet Gazetesi’nin Milli Savunma Bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı haber bir kenara bırakılsa bile, Milli Savunma Bakanı’nın darbeden bir yıl iki ay önce TSK içindeki Gülen taraftarları ile ilgili olarak 1000’in üzerinde ihbar geldiğini söylemesi ve bu konuda Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından soruşturmalar başlatıldığını telâffuz etmesi Necdet Özel’e, "Bu soruşturmalar ne oldu?" sorusunu sormayı gerektiriyor. Darbe girişiminden iki yıl önce “Karargâh’ta 40 Paralel Paşa” haberi Necdet Özel, Fikret Bila’ya verdiği mülâkatta, terfi eden subaylar için ‘’Haklarında bir ihbar veya iddia olmamış. Olsa mutlaka incelenirdi’’ ifadesini kullanıyor. Oysa, darbe girişiminden yaklaşık iki yıl önce 27 Haziran 2014 günkü Akşam Gazetesi, ‘’Karargâh’ta 40 Paralel Paşa’’ manşeti ile çıkmıştı. Haberin spotu ise, ‘’Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki paralel yapıyı araştıran özel ekipten şok tespitler... 40 general ve amiral derin örgütle bağlantılı. Bir kuvvet komutanı paralel yapıyla çok yönlü ilişkiler içinde’’ şeklindeydi. Haberin ayrıntısı da şöyle devam ediyordu: “Bizzat Başbakan Erdoğan’ın talimatıyla oluşturulan özel ekip, derin örgütü deşifre etmek için 3 aydır çalışıyor. Şu ana kadar 40 general ve amiralin ‘paralelci’ olduğu belirlendi. Derin örgüte hizmet eden paşaların, 20’si ‘tuğgeneral’ ve 5’i bölge komutanı. 7’si ‘tuğamiral’, diğerleri ‘tümgeneral’ ve ‘tümamiral’ düzeyinde. Özel ekibin ulaştığı en sarsıcı gerçek, çok önemli bir kuvvet komutanının paralel yapıyla çok yönlü işbirliği içinde olduğu. Belirlenen isimlerin görev yaptığı yerlere bakıldığında; komutanlıkların adli müşavirlikleri, kurmay başkanlıkları, istihbarat, personel gibi kritik birimlerinin başkanlıkları, paralel yapının ele geçirdiği yerler.”
Haber, Ankara’da tam bir deprem etkisi yarattı. Haberin yayınlandığı gün önce Cumhurbaşkanlığı (Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’dü), ardından Genelkurmay Başkanlığı, bir gün sonra da Başbakanlık habere ilişkin açıklama yaptı. Cumhurbaşkanlığı açıklaması şöyleydi: "TSK'nın komuta kademesi ve üst rütbeli subaylarıyla ilgili yapılan yayını, Sayın Cumhurbaşkanımız büyük bir sorumsuzluk örneği olarak görmüş ve bundan derin üzüntü duymuştur. Sayın Cumhurbaşkanımız, bölgemizde olağanüstü gelişmelerin yaşandığı bir dönemde, milli menfaatlerimizin teminatı olan TSK ile ilgili yayınlarda her zamankinden daha fazla titizlik gösterilmesi gerektiğini hatırlatmıştır." Genelkurmay Başkanlığı’nın açıklaması daha sertti: "Son günlerde bazı basın ve yayın organlarında yayımlanan yazılarda ve programlarda; TSK'ya mensup bazı personelin gündemde olan bir yapılanma ile ilişkili olduğu iddia edilerek TSK'yı hedef alan haber ve yorumlara yer verilmektedir. Anılan haber ve yorumlarla, TSK içinde hiyerarşi ve disiplin dışı oluşumların teşkilâtlanabildiği imajının yaratılmak istendiği üzüntü ile izlenmektedir. Kamuoyu nezdinde TSK'nın kurumsal kimliği ile mensupları hakkında olumsuz algı yaratma çabasını içeren iddia ve yorumların, hiçbir hukuki, insani ve vicdani dayanağı bulunmamaktadır. İleri sürülen iddiaları araştırmak ve gerekli idari/adli işlemleri yapabilmek için bugüne kadar resmi istihbarat makamlarından somut hukuki hiçbir bilgi ve belge TSK'ya ulaşmamıştır." Bir gün sonraki Başbakanlık açıklaması ise şöyleydi: “Demokratik bir hukuk devleti olan ülkemizde, TSK da dâhil olmak üzere resmi kurumlara yönelik her türlü gizli yapılanma girişimleri karşısında neler yapılacağı yasalarla belirlenmiş durumdadır. Devlet kurumlarının bu tür girişimlere karşı hukuk sınırları çerçevesinde gerekli hassasiyeti göstermekte olduğunun dikkate alınması, herhangi bir kuruma ilişkin yanlış algıya yol açılmaması hususunda medya organlarının da daha titiz davranmalarında yarar görülmektedir." “Karargah’ta 40 Paralel Paşa” manşetinin atıldığı tarihte Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni olan Mehmet Ocaktan Al Jazeera’ye, o dönem Genelkurmay Başkanlığı’nın tepki gösterdiği, yalanladığı haberlerin doğruluğunun 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ortaya çıktığını söyledi. Ocaktan, haberin dayanak noktasının, 'devletin bir biriminin' yaptığı liste olduğunu belirtti. Akşam Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni, listede Fethullah Gülen bağlantılı üst düzey komutanların isimlerinin de olduğunu, ancak bu isimleri yayınlamadıklarını söyledi. Mehmet Ocaktan, listedeki isimlerin darbe girişimi sonrasında tutuklanan isimlerle uyuştuğunu da belirtti. Akşam Gazetesi’nin 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe girişiminden yaklaşık iki yıl önce yayınladığı haber, Necdet Özel’in Fikret Bila’ya darbe sonrasında söylediği, “Haklarında bir ihbar veya iddia olmamış. Olsa mutlaka incelenirdi” sözlerini açıklamaya muhtaç hale getiriyor. Al Jazeera Türk, bu soruları eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’e iki gün önce, haberin 14 Ekim Cuma günü yayınlanacağı bilgisiyle yazılı olarak iletti ancak kendisinden herhangi bir cevap gelmedi.
İLGİLİ HABERLER
Üçok: Necdet Özel külliyen yalan söylüyor
Necdet Özel darbe gecesini anlattı
Gülen'in darbedeki parmak izleri